DELİYİZ, GÖZÜ KARA DELİYİZ. GEZERİZ, ROMA'YI DA GEZERİZ...

DELIYIZ, GÖZÜ KARA DELIYIZ. GEZERIZ, ROMA'YI DA GEZERIZ...



ROMA

Gezdiğimiz yüzden fazla şehir arasında zirveyi hiç birine kaptırmayan, kaptıracağına da ihtimal vermediğimiz, memleketimiz gibi sevdiğimiz, kalbimizi, ruhumuzu bıraktığımız yaşanılası yer…

Fontana di Trevi (Aşk Çeşmesi)

Her şey 2011 yılında Roma’yı sadece 2 günlüğüne görmemizle başladı. Trevi’ye parayı atmış, bi’ sonraki Roma ziyareti için pusuya yatmıştık. Derken 2013 yılında, tadı damağımızda kalan Roma’da 4 gece doya doya kalmaya karar verdik.

Daha önce turla gittiğimiz, belli başlı yerleri gördüğümüz ve merkeze ulaşmak için 25€ taksi parası vermek zorunda kaldığımız için 4 gece kalacağımız bu otelin Santa Maria in Trastevere ya da Piazza Navona (piazza kelimesi İtalyancada meydan anlamına gelir) civarında olması bizim için önemliydi.

Residenza "Il Bollo" Holiday House

Çeşitli araştırmalar sonucu Booking.com ve Tripadvisor’da Bollo Apartments adıyla bulabileceğiniz, gerçek adı Residenza “Il Bollo” Holiday House olan şirin mekanda kaldık. Yeri muhteşemdi. Haziran rezervasyonumuzu Ocak ayından yaptırdığımız için çok ucuza kaldık. Yakın tarihteki fiyatları ise inanılmaz, üzerine biraz daha koyup ev alırsınız… :) 

Derken o gün geldi ve İzmir'den İstanbul aktarmalı uçuşumuzun ardından Roma Fiumicino Havaalanı'na ulaştık. Pasaport kontrol ve bagaj kısmındaki gecikmeler havaalanının adını kendimizce Fuck-u-micino Airport olarak değiştirmemize neden olsa da önemli değildi, sonuçta artık Roma'daydık.

Havaalanından şehir merkezine gitmenin taksiden sonra en pratik olmakla beraber kesinlikle en ucuz yolu olan Terravision otobüsleri için biletlerimizi -haliyle bu gecikmeleri öngörmeden- daha önce internetten almıştık. Bi’ gecikme anında sıkıntı yapmadıklarını, sonraki araçlara da binilebildiğini okuduğumuzdan biraz rahattık. Terminal 3’ten çıkıp sağ tarafa doğru ilerleyince bi’ sürü otobüsün olduğu bi’ alan var. Burada fosforlu sarı renkte yelek giymiş ablaların yakalarında Terravision yazısını görünce elimizdeki e-biletleri gösterip otobüse atladık. O ana kadar her şeyde sorun çıkınca, bunun bu kadar rahat olması bizi şaşırttı. 

Normalde 55dk sürdüğü söylenilen yolculuğumuz 45dk içinde sonlanmış, şehrin ulaşım merkezi ve otellerin en yoğun bulunduğu bölge olan Roma Termini’nin yanındaki cadde Via Marsala’daki Terravision ofisine varmıştık.

Bu arada Terravision biletlerinin tek yön kişi başı €5,90, gidiş-dönüş €8,90 olduğunu hatırlatalım. Saatleri ile ilgili bilgi almak için web sitesini ziyaret edin...

Hemen ofisin yan tarafında Conad süpermarket ve bi’ de taksi durağı var. Otelimize gitmek üzere taksiye atladık. Taksimetre €8 tuttu ama tonton İtalyan amca iki bavul için de ekstra €2 istedi. Zaten bildiğimiz bi’ şeydi, ses etmedik. Etsek n’olacaktı?.. Paşa paşa verecektik. :)

Otel odamız çok sevimli ve rahattı. İhtiyacımız olan her şey mevcuttu. Konumuna zaten diyecek hiç bi’ şey yoktu. O saatten sonra yapılacak en iyi şey tüm aksaklıkları unutup Roma'nın tadını çıkarmaktı…


1. GÜN

Bir Tatlı Huzur Almaya Geldik Navona’dan…

Planlarımızı kontrol edip otelimizden çıktık… Sonra düşündük ve ilk gün biraz serbest takılmaya karar verdik. Daha önce gördüğümüz yerleri yeniden görüp özlem gidermek iyi gelecekti. Otelden bi’ 150m yürüyerek 1800’lerden beri kurulan sokak pazarı Campo de’ Fiori’ye çıktık. 

Forno Campo de' Fiori / Campo de' Fiori

Campo de’ Fiori’de pazar günleri hariç her gün minik bi’ pazar kuruluyor. Haftaiçi öğlene kadar, cumartesi akşamüstüne kadar açık. Meyve, sebze, baharat vs. bulabileceğiniz tezgahlar var. Bi’ de sabah kahvaltılarımızın çoğunu aldığımız Forno Campo de’ Fiori var. Zaten Roma’da tabelasında forno (fırın) yazan her yere bi’ girip bakmanızı tavsiye ederiz. Bu fırınlarda mutlaka kendinize göre bi’ şey bulabilirsiniz. Bianco pizza dedikleri şey burada çok meşhur. Ama merak etmeyin, bildiğiniz boş, sade pide. :) Bizimkine göre biraz yağlı. Biz genelde domates ve mozarellalı pizza aldık. İstediğiniz kadar kesip tartarak veriyorlar. Eğer yeni çıkmamışsa ve soğumuşsa ısıtmalarını isteyin.

Ardından bizi daha önce de çok etkileyen, saatlerce oturulası Piazza Navona’ya devam ettik. Yolculuğun başındaki bütün o gerginlik bi’ anda gitti.

Fontana del Moro / Piazza Navona

Piazza Navona

Navona Meydanı’nın ortasında tüm heybetiyle  Fontana dei Quattro Fiumi (fontana kelimesi İtalyancada çeşme anlamına gelir) ve üzerindeki meşhur dikilitaş Obelisco Agonale’yi hayran hayran seyrettik. Sokak müzisyenleri, ressamlar, civardaki turistik olmasına rağmen şirin kalabilmiş cafe ve restoranlar, yan taraftaki kilise Sant’Agnese in Agone ve meydanın iki ucundaki Fontana del Moro ve Fontana del Nettuno… Hepsi bi’ bütün olarak insana kendini müthiş derecede mutlu hissettiriyor.

Roma’ya gittiğiniz zaman başka bi’ yerde olduğunuzu sonuna kadar hissediyorsunuz. İnsana bunu hissettirebilen kaç şehir vardır daha bilemiyorum.

Blue Ice

Etrafta bi’ sürü cafe ve restoran var. Haliyle çok turistik olduklarından biraz pahalılar. Lezzet olarak da deneyenler genelde tatmin olmadıklarını söylüyorlar. Hemen meydana çıkan ara sokakların birinde Blue Ice var. Bu Roma’da pek çok şubesini görebileceğiniz bi’ dondurmacı. Fazlasıyla bilindik ve turistik ama kesinlikle dondurmaları müthiş. Daha önce pek çok meşhur dondurmacıyı da denememize rağmen Blue Ice bizi fazlasıyla mutlu etti. En azından Grom’dan daha çok beğendiğimizi söyleyebilirim. Bu arada hangi dondurmacıda yediğinizin çok bi' önemi yok, hepsi birbirinden güzel yapıyor. Ancak çeşit olarak nocciola (fındıklı) şiddetle tavsiye edilir.

Piazza Colonna

Daha sonra İspanyol Merdivenleri’ne doğru giderken özellikle Pantheon’a uğramayıp onu daha sonraya bıraktık. Navona Meydanı’nın kuzey kısmından sağa doğru devam edip önce Piazza di Monteciterio ve hemen yanındaki Piazza Colonna’dan geçerek şehrin en ünlü alışveriş caddelerinden biri olan Via del Corso’ya çıktık. Tam karşımızda Galleria Alberto Sordi adlı alışveriş merkezi vardı. Bu alışveriş merkezinin giriş katında ücretsiz tuvalet olduğunu ve sağ tarafından devam ettiğinizde Fontana di Trevi’ye (nam-ı diğer Aşk Çeşmesi) çıkabileceğinizi hatırlatalım…

Beş Kuruşa Roma. Geeel Vatandaaaaş Geeel…

Fontana di Trevi (Aşk Çeşmesi)

Fontana di Trevi (Aşk Çeşmesi)

Alberto Sordi’ye kadar gelmişken bi’ Aşk Çeşmesi’ni de görmeden geçmeyelim dedik. Her şeyi aşka bağlayan biz, buraya da Aşk Çeşmesi demişiz. Burası Roma’nın en popüler yerlerinden. Herhalde para atma hikayesinden bahsetmemize ya da çeşme ve Poseidon’la ilgili ansiklopedik bilgi vermemize gerek yok diye düşünüyoruz. Adına Aşk Çeşmesi deyince yurdum insanı, manitayı buraya götürüp evlenme mi teklif etmez, romantizmin doruklarına mı ulaşmaz? :) Ama unutulan bi’ şey var ki o da Roma’nın başlı başına romantik bi’ şehir olduğu. Herhangi bir yerin adında aşk olmasına gerek yok. Her zaman olduğu gibi Roma’nın en kalabalık yeri olma konusunda İspanyol Merdivenleri ile yarışıyor burası. Lokmacı kuyruğunda bekleyen şişman çocuğun dramı ile eşdeğerdi bizimkisi. Yandan yandan havuza doğru ilerlerken 2011 yılında pintilik edip 5 kuruş para attığımız geldi aklımıza. İlle de euro atın diye bi’ şey demediler bize. :) Eee madem 2 yıl sonra da olsa Roma’ya tekrar geldik, bu olayın tuttuğunu düşünebiliriz. Bu sefer miktarını hatırlamadığımız ama yine tek haneli olması muhtemel cent sol omuz üzerinden havuza düşer düşmez “biz hep buralardayız, sonra da geliriz” diyerekten olay yerini terk ettik. Sıkıntıya gelemiyoruz arkadaş!

Mağazalara baka baka gitmek niyetiyle tekrar Via del Corso’ya çıktık. Bu caddeden aşağıya doğru inerseniz Vittorio Emanuele II Monument’ın bulunduğu Piazza Venezia’ya, yukarı doğru çıkarsanız da Piazza del Popolo’ya kadar gidebilirsiniz. Biz Popolo istikametine doğru yürüdük. Cadde üzerinde Via Condotti tabelasını görür görmez sağa döndüğümüzde basamaklarında oturup şarabınızı yudumlamanın paha biçilemez olduğu İspanyol Merdivenleri tam karşımızdaydı.

Bu Merdivenler Adamı Yormaz…

Scalinata di Trinità dei Monti (İspanyol Merdivenleri)

Antico Caffé Greco / Via Condotti

Daha önceki seferde İspanyol Merdivenleri’nin tam karşısındaki sokak Via Condotti’de yer alan meşhur Antico Caffé Greco’daki tiramisu deneyimimizden gayet memnun kalsak da araştırmalarımız bizi bu kez Pompi’ye yöneltti. Pompi, İspanyol Merdivenleri’ni arkanıza aldığınızda Via Condotti’nin sağ paralelindeki ikinci sokak olan Via della Croce üzerinde. Roma’da başka şubesi de var ama biz buraya denk geldik.

Pompi / Via della Croce

Pompi, tiramisu için mutlaka gidilmesi gereken bi’ mekan. Minik kutular içinde sattıkları tiramisunun fiyatı €4-5 civarındaydı. Farklı bi’ sürü çeşidi var. Başka tatlılar da var ama bu adamların tiramisunun babası olduğu söyleniyor. Biz antep fıstıklı ve çilekli yedik. Aslında klasik tiramisuyu da denemek lazım. Çileklisi vasattı, antep fıslıklı iyiydi.  Tam adresi Via della Croce 82.

Tiramisu alınıp İspanyol Merdivenleri’ne oturuldu, şöööyle derin bi’ “oh” çekildi. Etrafı keserek sakin sakin keyiflere bakıldı.

Siz de inin, çıkın, oturun… Bu merdivenler adamı yormuyor. En yukarıya kadar bi’ çıkın, yukarıdaki kiliseye de (Trinità dei Monti) uğrayın. Ama sakın merdivenlerin altındaki çeşmenin önünde fotoğraf çekinmek uğruna kayıp da tatilinizi zehir etmeyin… :)

Turla gidilen her seyahatin benzer sıkıntılarından biri olan otobüsle önünden geçip, bi’ daha oraya gidememe sorunsalı 2011 yılında epey bi’ canımızı sıkmıştı. Bu sebeple Piazza Venezia’ya otobüsün camından hayran hayran bakıp, uzaktan sevmekle yetinmiştik.

Bu kez zaman sıkıntısı, ayakları şişen ve "aaaay artık otele dönelim" diyen çılgın teyzeler ve bi’ yer görmektense deliler gibi alışveriş yapmaya niyetli olan kafile yoktu, yalnızca biz vardık… Öyleyse gidilecekti, görülecekti…

Vittorio Tamam da Emanuele II Ne Arkadaş, Film Adı Gibi… Tövbeee Tövbeee…

Complesso del Vittoriano (Vittorio Emanuele II Monument) / Piazza Venezia

Santa Maria di Loreto / Piazza Venezia

Colonna Triana (Trajan's Column) & Chiesa SS Nome di María / Piazza Venezia

Via del Corso’dan aşağıya doğru inip Venedik Meydanı’na ulaştık. Koca meydanın karşısındaki heybetli anıt Complesso del Vittoriano (Vittorio Emanuele II Monument). Romalıların burayı pek sevmedikleri, şehrin mimarisine aykırı olduğunu düşündükleri ve görüntüsünden dolayı "daktilo" ve hatta bazılarının "düğün pastası" dedikleri söylenir. Açık olduğu zamanlar içini de gezebiliyorsunuz. İlk gittiğimizde saat geç olduğu için kapalıydı ama daha sonra içini gezmek için de uğradık. Hemen çaprazında 16. yüzyıl kilisesi Santa Maria di Loreto dikkatimizi çekse de içi Roma’daki katedrallere kıyasla sıradan geldi bize. Onun hemen önündeki büyük sütun Trajan's Column üzerindeki detaylar çok hoşumuza gitti. Meydanın etrafındaki taş banklarda oturduk, dinlendik ve anın keyfini çıkardık…

Hava kararmış, gün boyunca tıkınsak da karnımız iyice acıkmıştı. Ne de olsa bütün Roma’yı yürümeye söz vermiştik kendi kendimize… Yorulacaktık, susayacaktık, acıkacaktık… :)

Masa başı işlerimiz ve spora yaklaşık bi’ iki ay ara vermemiz bize inceden bacak ağrısı olarak geri dönmüştü. Ama fazlasıyla motivasyona ve çok rahat ayakkabılara sahiptik.

Annelerimizin Salçalı Kıymalı Makarnalarına Sesleniyoruuuz! Tahtınız Sallanıyor… :)

Normalde seyahatimizi planlarken bi’ sürü yer araştırmış, kesin uğrayacağımız ve denk gelirse uğrayacağımız bi’ çok restoranı listelemiştik. Piazza di Santa Maria Liberatrice, 44 adresindeki Pizzeria Da Remo’da bi’ sürü olumlu yorum alan, mutlaka gitmek istediğimiz bi’ yerdi. Hem Trastevere’ye de yakındı.  Yemeği orada yiyip, Trastevere’de takılacaktık. Ama hem bizim oralara doyamadık hem de yorgunduk. Trastevere yarını beklesin, “Remo’da başka bahara” diyerek kendimizi, listemizdeki bi’ başka ünlü mekan olan, Campo de’ Fiori’den Navona’ya doğru giderken sağ tarafta göreceğiniz, Piazza del Teatro di Pompeo 18 adresindeki Pizzeria-Ristorante Baffetto2’de bulduk.

Bafetto 2 / Piazza del Teatro di Pompeo

Bafetto 2… İyi ki gitmişiz. Her ne kadar pizzaları daha meşhur olsa da canımız çok makarna çektiği için ilk gün makarna tercih ettik… Biziz gittiğimiz tarihte mekanda pazartesi, çarşamba, perşembe ve cuma günleri saat 18:30-20:30 arası sadece akşam yemeği, cumartesi ve pazar ise 12:30-14:30 saatleri arasında öğle yemeği, 18:30 - 23:30 saatleri arasında ise akşam yemeği vardı ve salı günleri kapalıydı. 

Bizde Bafetto 2’nin sahibi olduğu kanaatini oluşturan Anna VOLPETTI ile kısa bi’ sohbet gerçekleştirdikten sonra birimiz Bombolotti "ANNA" (€9,5), diğerimiz de Tonarelli BAFFETTO2 (€9,5) söyledi. Her ikisi de çok güzeldi ama kesinlikle tonarelli gördüğümüz her yerde onu tercih etmemiz gerektiğini anladık. Tazecik ev makarnası… Neli yerseniz yiyin çok lezzetli oluyor. Makarnalar haliyle aldente geldi ve tam kıvamındaydı. Bafetto 2 ile ilgili yapabileceğimiz tek eleştiriyse porsiyon büyüklüğü olabilir. Pizzalardaki bonkör tavırlarını makarnaya da yansıtsalardı iyiydi. Millet aç, aç... :) Bu arada isterseniz koca bi’ kase rendelenmiş parmesan (her ne kadar onlar parmesan diye iddia etse de biz parmesan, pecorino ve grana padano karışımı olduğunu düşünüyoruz, artistliğimizi de yaparız) getiriyorlar… Makarnaya boca edip yeyin gari… :)

Fiyatlarını da fena bulmadık. Roma şartlarına göre pahalı demek abartılı olacağı gibi, sudan ucuz demek de ayıp olur. Yani fiyatları normal, lezzeti ise muhteşemdi. Kırmızı ev şarabı iyiydi (yarım litresi €6). Kendi adımıza kesinlikle tavsiye ederiz…

Coperto (bizdeki kuverin Signor Trapattoni versiyonu, ekmekti, kurutulmuş domatesti, zeytin yağıydı, geneline alınan ya da bi’ mekanda al götürde katlanmayacağınız ama sırf oturduğunuz için hesaba yansıtacakları lüzumsuz maliyet) filan da istemediklerinden hesap aynen menüde gördüğümüz gibi iki kişi €25 geldi.

Yemekten sonra iyice gevşedik ve şaraba dışarıda devam ettik. Hem keyifler, hem kafalar iyiydi… Trastevere’yi sonraki günlere bırakmış, gece ayrı bi’ güzel olan Roma’nın cazibesine kapılmıştık…

Makyaj Sevmiyoruz Ama Sana Çok Yakışıyor...

Pek çok şehir için geçerlidir bu ama Roma’da olmazsa olmazdır. Gündüz gördüğün yeri mutlaka gece de gör! En azından en beğendiğiniz yerleri bi’ de gece görmenizde fayda var. Roma her ne kadar doğal güzel de olsa gerçekten ona makyaj da çok yakışıyor. Gece ışıl ışıl meydanları, loş ışıkla aydınlatılmış dar sokakları, müzisyenleri, sokak sanatçıları… İnsan hayran kalıyor, doyamıyor…

Pantheon / Piazza della Rotonda

Pantheon / Piazza della Rotonda

Önce Navona’da bi’ süre vakit geçirdik, ardından Pantheon’un bulunduğu Piazza della Rotonda’da bi’ süre takıldık. Navona’dan Rotonda Meydanı’na çıkan sokakta Despar süpermarket var. Oradan içecek bi’ şeyler alıp meydandaki çeşmenin önünde, basamaklarda oturduk, insanlarla tanışıp biraz sohbet ettik. Bu meydanın çok farklı bi' havası var. İnsanın ayrılası gelmiyor.

Il Barroccio

Ardından yine Pizza Colonna’nın karşısından Trevi’ye geçtik. Giderken 2011 yılında yemek yediğimiz, şarabını ve porchini mantarlı risottosunu çok beğendiğimiz ama adını bi’ türlü hatırlayamadığımız mekanın da önünden geçtik… Bu sefer adını öğrendik. Il Barroccio... Fiyatları fena değildi ve biz tesadüfen bulup gayet keyif almıştık.

Dönüşte girebildiğimiz kadar ara sokağa girip Roma’da olmanın keyfini çıkardık. Gece çok geç olmadan otelimize döndük. Ne de olsa hem yorgun hem de uykusuzduk, yarınki program daha yoğundu, en geç saat 8’de otelden çıkılacaktı… :)

2. GÜN

Pazara Gideliiiiim, Bi' Magnet Alaaaalıım... 

Tatilde sabahın köründe alarm sesi ile uyanmak… Bu sizi ne zaman rahatsız etmez? Roma’daysanız etmiyor dostlar. :) Normalde işe giderken yataktan sürünerek çıkan bizler tatilde nasıl bi' motivasyona sahipsek artık erkenden kalkıp hazırlandık. Campo de’ Fiori’deki Forno Campo de’ Fiori'den aldığımız ıvır zıvırla kahvaltı olayını çözdük ve güne mutlu bi' biçimde başladık... :)


Tiber Nehri - Ponte Fabricio

Ponte Fabricio - Isola Tiberina

Tiber nehrini takip edip Ponte Sisto ve Ponte Garibaldi'yi (ponte kelimesi İtalyancada köprü anlamına gelir) geçtik. Biz karşıya geçmeden nehri takip edip Ponte Fabricio'yu kullanarak Isola Tiberina'ya ulaştık. Burada ünlü bir trattoria (bizdeki ev yemeği yapan esnaf lokantaları tadında, ristorantelere göre küçük, osterialara göre büyük, genelde aile işletmesi halindeki, yerel yemeklerin servis edildiği restoranlar) bulunuyor. Sora Lella... Ayrıca ada üzerinde iki kilise ve bir hastane bulunuyor. Adayı Trastevere tarafına bağlayan Ponte Cestio'dan geçerek nehir kenarından devam ettiğimizde önce Ponte Palatino ve daha sonra Ponte Sublicio'ya ulaştık.

Porta Portese

Buraya gelme sebebimiz pazar günleri Porta Portese'de (porta kelimesi İtalyancada kapı anlamına gelir) 6.30-14.00 arası pazar kurulmasıydı. Burada az sayıda yiyecek alternatifi olduğu, daha çok tekstil ve hediyelik eşya tezgahlarının bulunduğunu hatırlatalım. Turistik yerlerden tanesini €3-5 gibi rakamlara satın alabileceğiniz magnet ve anahtarlıkların 10 tanesini €10 karşılığında buradan alabilirsiniz. Gidilmezse çok şey kaybedilmez ama biz pek fazla turistin uğramadığı yerlerde de takılıp bi' köşeden insanları kesmeyi seviyoruz. :)


Santa Maria in Cosmedin - Bocca della Verità

Tempio di Ercole

O civarda Cafffe Camerino adlı mekanda kahvelerimizi içtikten sonra bulunduğu meydana da adını veren Bocca della Verità'yı görmek için Ponte Palatino'nun karşısında yer alan Santa Maria in Cosmedin'e doğru devam ettik. Tam karşısında Tempio di Ercole Vincitore de bulunuyor, ayıp olmasın en azından bi' fotoğrafını çekelim dedik. Yurdum insanının çeşitli şehirlerdeki alışveriş merkezlerinde el falı makinesi olarak çakmasını piyasaya sürdüğü, gerçeğin ağzı diye tabir edilen Bocca della Verità'nın ağzına elini sokuyorsun, yalan söylersen çıkardığında elin yerinde olmuyor. Dene deneyebilirsen. :) Millet sevgilisine "sensiz yaşayamaaam, canım benim" diyerek elini çıkarıyor. "Bak gördün mü? Doğru söylüyorum." diye de puanları topluyor. :) Önünde fotoğraf çektirip elinizi sokmak için biraz sıra bekleyip kişi başı €1 bağış yapıyorsunuz. Biz de elimizi gerçeğin ağzına sokup, sağlam bi' şekilde geri aldıktan sonra biraz taş ve sütun görmek üzere Circus Maximus'tan (Circo Massimo) başlayarak Antik Roma olayına dalış yaptık. :)

Roma'ya Gidip de Kolezyum Önünde Fotoğraf Çektirmeyen Bizden Değildir... 


Il Colosseo (Anfiteatro Flavio, Colosseum, Kolezyum)

Arco di Costantino

Beynimizi Yakan Fotoğraf / Öz Kolezyum Düğün Salonu :)

Antik Roma bölgesinde Circus Maximus, Foro Romano - Roman Forums (Domus Flavia), Arch of Titus, Mercati di Traiano (Trajan’s Market), Trajan's Column, Il Palatino (Palatine Hill), Arco di Costantino, Il Colosseo (Anfiteatro Flavio, Colosseum, Kolezyum) gibi görülmesi gereken yerler var. Kolezyum’a giriş Palatine Hill ve Roman Forums dahil internette €16. RomaPass ya da Archeology Card alırsanız giriş ücretsiz. 08:30-19:15 arası açık.  Bocca della Verità'ya yakınlığından dolayı bölgeyi gezmeye Circo Massimo ile başladık. Biz Roma'nın bu kısmına çok büyük bir merak ile yaklaşmadığımızdan Kolezyum odaklı olarak civarı şöyle bi' turladık. Zaten bize göre oradaki en görülesi iki yapı karşı karşıya duran Kolezyum ve Arco di Costantino. Etrafta gördüğümüz onlarca gelin ve damattan dolayı bu bölgenin hem İtalyanlar hem de turistler için düğün fotoğrafçılığı olayında pek bi' popüler olduğunu anlıyoruz. :)

LasaGnaM / Via Frangipane 15/16a

Ardından bi' miktar acıkan karnımızı doyurmak için Via Frangipane 15/16a adresindeki fastfood restoranı LasaGnaM'a uğradık. Adı üstünde lazanya yapan bi' mekan burası. Etli ve vejetaryen pek çok çeşidi var. İnternetten güncel fiyatları kontrol ettik, normal lazanyalar €6,40, glutensiz olanlar €8,50. Kolezyum civarındaysanız ve hızlıca yemek işini halledelim diyorsanız denenebilir.

Bakışlardan anlaşılacağı üzere soldaki fotoğraf Museo delle Cere di Roma, sağdaki ise Belin Madame Tussauds'dan.

Bi' miktar dinledikten sonra Venedik Meydanı'nın (Piazza Venezia) karşısındaki ara sokaklara daldık. Dolaşırken karşımıza Museo delle Cere di Roma çıktı. Madame Tussauds gibi mumya müzesi olmasına rağmen, aynı derecede başarılı bulmadığımızı söyleyebiliriz. Çünkü kapısında duran Einstein mumyasının mahallemizdeki berber İsmail abiye daha çok benzemesi müzeye girmememiz için yeterli oldu. :)


Complesso del Vittoriano (Vittorio Emanuele II Monument) / Piazza Venezia

Complesso del Vittoriano (Vittorio Emanuele II Monument) / Piazza Venezia

Complesso del Vittoriano (Vittorio Emanuele II Monument) / Piazza Venezia

Complesso del Vittoriano (Vittorio Emanuele II Monument) / Piazza Venezia

Bu da Vittorio Emanuele II Abimizin Kendisi / Piazza Venezia

Complesso del Vittoriano (Vittorio Emanuele II Monument) / Piazza Venezia


Campidoglio (Capitoline Hill, Capitol Tepesi)

Campidoglio (Capitoline Hill, Capitol Tepesi)

Campidoglio (Capitoline Hill, Capitol Tepesi)

Campidoglio (Capitoline Hill, Capitol Tepesi)

Hazır açık bulmuşken Vittorio Emanuele II (nam-ı diğer daktilo) abidesinin içine bi' göz attık. Romalılar pek sevmese de biz gerçekten çok sevdik. Üşenmeden, sıkılmadan bütün heykellerin önünde bilumum acayip pozlar verip onlarca fotoğraf çekindikten sonra Via del Teatro di Marcello tarafından devam ederek Capitol Tepesi'ne (Campidoglio) çıkan merdivenlerin önüne geldik. Yukarıda Palazzo Senatorio'nun olduğu meydan merdivenlerinde oturup biraz soluklanmak için çok keyifli bi' yerdi. Roma böyle bi' yer. Gözünüzün önünde gizli kalmış güzellikler barındırıyor. Daracık sokaklardan geçerken bi' anda muhteşem bi' meydana çıkabiliyor, "aaa bu merdiven de ne böyle?" diyerek çıkarsanız harika güzellikler sizi karşılayabiliyor. Ne güzel şehirsin be Roma. :)

Hayat Trastevere'de!

Daha önce gidenler ya da araştırmış olanlar bilir. Milano'nun Navigli bölgesi akşamları çok keyifli ve hareketlidir. İşte Trastevere'nin son yıllardaki hali de aynen böyle. Akşam bi' şeyler yiyip içmek ve takılmak için bi' önceki gün gitmediğimiz Trastevere'yi tercih ettik. Eğer Trastevere tarafına geçecekseniz en doğru tercih Ponte Sisto'dan gitmek. Zaten en önemli ve popüler meydanı olan Piazza di Santa Maria in Trastevere'ye de çok yakın.


Basilica di Santa Maria / Trastevere

Roberto Benigni Kılıklı Abimiz - Piazza di Santa Maria / Trastevere

Haberim Yokmuş Gibi Çek :) - Pane Cotto a Legna / Trastevere

Da Massi / Via della Scala 34

Piazza Santa di Santa Maria / Trastevere

Saatlerce karış karış gezip dolaşırken insanın karnı acıkıyor tabii. Her saat "aaa bu neymiş, bunun da tadına bakayım" derken Forno Pane Cotto a Legna'dan aldığımız birer dilim enginarlı pizza tüm yorgunluğumuzu aldı. Kesinlikle bu fırının pizzalarına bayıldık, olsa da yesek. :) Ama yine de bölgenin popüler mekanı Dar Poeta'da akşam yemeği yemek niyetindeydik. Bu niyetimiz kapıdaki kuyruğu görünce yerini farklı alternatif arayışlarına bıraktı. :) Bi' süre dolandıktan sonra Via della Scala 34 adresindeki Da Massi isimli mekanda birimiz deniz ürünlü risotto, diğerimiz de kum midyeli spagetti yedik. Bu mekan bizim için lezzet, fiyat ve performans değerlendirmesinde ortalamayı aşamadı. Ama yine de İzmir'de yediklerimizden çok daha güzel olduğu kesindi.

Hayat sokakta arkadaşlar. Avrupa'nın bi' çok kentinde genci, yaşlısı herkes akşam sokakta. Turistik mekanların kalabalık olması normal olsa da daha az turistik, yerel halkın takıldığı yerler de tıklım tıklım. Bi' kere adamlarda sokakta 3 bistronun önünde 30 kişi ayakta dikilip keyifli bi' biçimde sohbet edip sosyalleşme ve eğlenebilme kültürü var. İtalyanlar mutlu, İtalyanlar rahat... :)

Civardaki sokaklarda kaybolmak, birbirinden güzel mekanlarda oturup bi' şeyler içmek, az çalışıp çok eğlenen İtalyan gençliği ile kısa süreli de olsa aynı şeyleri yapıyor olmak, meydandaki merdivenlerde stratejik bi' nokta seçip evsiz abimizin tek teli kopmuş gitarını alarak her milletten insanla birlikte şarkılar söylemek ve yaratıcı sokak sanatçılarının birbirinden güzel şovlarını izlemek bizim "amaaaan sabahlar olmasın" hissiyatımızda tavan yaptırmış olsa da gece yatmak bilmeyen sabah kalkmak bilmez mantığı ile makul bi' saatte yarın akşam tekrar gelmek üzere otelimize doğru dönüş yoluna geçtik. Kafalar nasıl güzel olduysa yolu bulmakta bi' miktar zorlandığımız doğrudur. :)

3. GÜN


Ponte Sant' Angelo & Castel Sant' Angelo

Ponte Sant' Angelo

Castel Sant' Angelo

Ponte Sant' Angelo & Castel Sant' Angelo

Yeni güne yine enerjik, yine mutlu, yine Roma'da uyanmıştık... Campo de’ Fiori'de bulunan pazardan bi' şeyler alıp kahvaltı işini hallettikten sonra gökyüzünden bakıldığında bi' yıldızı andıran Parco Adriano'da bulunan Castel Sant' Angelo'yu görmeye gidiyorduk. Kale Tiber Nehri'nin karşısında kaldığı için muhteşem heykellerle donatılmış Ponte Sant' Angelo üzerinden geçtik. Köprü üzerinden kalenin muhteşem fotoğraflarını çekebilirsiniz. Kalenin içini ziyaret etmek ücretli olmakla birlikte pazartesi günleri kapalı olduğundan biz girememiştik. 

Mahallenin Gençlerine Sesleniyoruz: Gelin Vatikan'ı Türk Topraklarına Katalım... :)


Basilica di San Pietro / Città del Vaticano

Basilica di San Pietro / Città del Vaticano

Basilica di San Pietro / Città del Vaticano

Basilica di San Pietro / Città del Vaticano

Basilica di San Pietro / Città del Vaticano

Şanlı Vatikan Ordusu :) - Basilica di San Pietro / Città del Vaticano

Daha sonra Basilica di San Pietro ve Vatikan Müzesini görmek üzere Città del Vaticano'ya (Vatikan City) geldik. Bilindiği gibi burası İtalya'dan ayrı bi' şehir devleti. Yaklaşık 500 kişilik bi' yerleşik nufusa sahip, Hristiyanların Katolik mezhebinin yönetim merkezi. Hatta komik kıyafetlere sahip İsviçreli askerlerden oluşan yaklaşık 100 kişilik de bi' ordusu var. Tabii ki sembolik. Hepsi temiz yüzlü şapşirik arkadaşlar. Yoksa memleketten biraz adam toplasak hepsini döver, yönetimi ele alırız. :)

San Pietro Bazilikası'na girişte omuzların ve dizden yukarısının kapalı olması gerektiğini belirtelim. Girişte bi' miktar kuyrukta bekleyebilirsiniz. Biz havaalanında tecrübe kazanmış olsak da burada bi' düzen söz konusu olduğundan kimsenin hakkını yemeden efendi efendi bekledik. :)

San Pietro geçen sefer geldiğimizde de bizi çok etkilemişti. İçerideki ihtişam, süslemeler, heykeller, insanın tüylerini diken diken ediyor. Sindire sindire etrafı gezdikten sonra randevu saatimize sadık kalarak Vatikan Müzesi'ne doğru yol aldık.

Evdeki Puzzle Daha Güzel... :)


Vatikan Müzesi Biletiyle Birlikte Verilen Harita

Vatikan Müzesi konusunda size verebileceğimiz en önemli tavsiye biletinizi önceden €4 fazla ödeyerek internetten almanız. Normalde bilet €16, ama resmi siteden bileti aldığınızda €4 ön alım bedeli yansıtıyor ve €20'ya geliyor. Ancak inanın verdiğiniz €4 saatlerce bekleyebileceğiniz müze kuyruğundan kurtulmanız için yeterince makul bi' bedel (resmi siteden bilet almak için tıklayın). Ama bileti alınca sizin randevunuz olduğu için tek yapmanız gereken o sıranın yanından yürüyerek elinizi kolunuzu sallaya sallaya kapıdan içeri girmek. Girdiğinizde online bilet gişesine elinizdeki çıktıları vererek biletinizi alıyor ve müzeye giriyorsunuz. Tamamı 5 dakika sürmüyor. Girişin orada dilerseniz özel eşyalarınızı bırakabileceğiniz ücretsiz bir emanet bölümü de bulunuyor. 


Musei Vaticani (Vatikan Müzesi)

Musei Vaticani (Vatikan Müzesi)

Musei Vaticani (Vatikan Müzesi)

Sizden ricamız, Capella Sistina'yı (Sistine Chapel) bi' an önce görmek adına çirkinleşmeyin. :) Sakin sakin gezin, tadını çıkarın, bol bol fotoğraf çekin. Zaten müze çıkışına doğru orayı da göreceksiniz. Müzede dünya kadar bölüm var (Cappella Sistina, Collezione Arte Contemporanea, Appartmento Borgia, Stanze di Raffaello, Galleria delle Carte Geografiche, Galleria degli Arazzi, Galleria dei Candelabri, Museo Gregoriano Etrusco, Museo Pio Clementino, Museo Gergoriano Egizio, BBraccio Nuovo, Museo Chiaramonti, Cortile della Pigna, Pinacoteca, Museo Pio Cristiano, Museo Gregoriano Profano, Padiglione delle Carozze, Museo Missionario Etnologico, Museo Filatelico e Numismatico), ağzınız açık bi' şekilde her ayrıntıyı izleyeceksiniz. Gerçekten insan kendinden geçiyor. 


 Capella Sistina (Sistine Chapel) / Musei Vaticani (Vatikan Müzesi)

Müzenin Çıkışındaki Meşhur Merdivenler - Musei Vaticani (Vatikan Müzesi)

Sistine Chapel'e girdiğimizde evdeki 3000’lik puzzle devasa bi’ biçimde karşımıza çıktı (Michelangelo'nun muhteşem eseri "The Last Judgment - Il Giudizio Universale"). Biz her parçasını en ince ayrıntısına kadar bildiğimizden aramızda duygusal bi' bağ oluştu hemen. Kimse konuşmamasına rağmen sürekli "şşşşşşşşşşşşşşş" diye kendilerince eğlenen kaba görevlilere ve fotoğraf yasağına rağmen çaktırmadan bulanık da olsa bi' kare aldık. Ama bizim evdeki daha güzel. Bi' kere bizim. :)

Sapori e... Delizie / Via Giovanni Lanza 102

Saatlerce takıldıktan sonra sanata doymuş ama karnımız açıkmış şekilde kendimizi metro istasyonuna attık. Ottoviano *San Pietro* istastyonunda binip 7. durak olan Vittorio Emanuele istasyonunda indik. Hedef Via Giovanni Lanza 102 adresinde bulunan Sapori e... Delizie'ydi. Biz gittiğimizde fiyatlar gayet iyiydi. €5'ya makarna, €6'ya pizza, €1,5'ya bira, €1,5'ya da kızarmış kabak çiçeği almıştık. Fiyatların pek değiştiğini sanmıyorum. Lezzet şahaneydi, makarnalardan Tonarelli Cacio e Pepe'yi şiddetle tavsiye ederiz. Pizzalarına söyleyecek söz bulamıyoruz zaten. O civardaysanız iki kişi yiyin, için, €15'ya karnınızı doyurun (Bu arada internet ve televizyon programlarında epey bi' popüler olan onlarca çeşit parça pizza deneyebileceğiniz Bonci de Ottoviano metro istasyonuna çok yakın, Via Trionfale 36 adresinde, biz deneyemedik, umarız bi' dahaki sefere).


Basilica Papale di Santa Maria Maggiore / Piazza dell' Esquilino

Basilica Papale di Santa Maria Maggiore / Piazza dell' Esquilino

Basilica Papale di Santa Maria Maggiore / Piazza dell' Esquilino

Biz karnımızı doyurduktan sonra Piazza dell' Esquilino'da bulunan ve Roma'da San Pietro Bazilikası'ndan sonra gördüğümüz en etkileyici bazilika olan Basilica Papale di Santa Maria Maggiore'yi ziyaret ettik.

Yolların Ustasıyız, Çeşmelerin Hastasıyız...


Piazza della Republica

Santa Maria degli Angeli e dei Martiri / Piazza della Republica

Tüylü Abiler :) - Santa Maria degli Angeli e dei Martiri / Piazza della Republica

Fontana dell'Acqua Felice'ye (Musa Çeşmesi)

Ardından bi' ne var ne yok diye Termini bölgesi yakınlarındaki Piazza della Republica'ya yürüdük. Aslında niyetimiz Santa Maria degli Angeli e dei Martiri'yi görmekti ancak önünde tüylü şapkalı askerleri görünce bi' tören yapıldığını anladık, dışarıdan söyle bi' bakıp biraz ilerideki Fontana dell'Acqua Felice'ye (Musa Çeşmesi) ulaştık. 


Quattro Fontane

Quattro Fontane

Piazza del Quirinale

Daha sonra Via Venti Settembre ile Via delle Quattro Fontane'nin kesiştiği noktada yolun dört köşesinde yer alan çeşmelere bi' göz atıp devam ederek Piazza del Quirinale'ye vardık.


Fontana di Trevi (Aşk Çeşmesi)

Fontana di Trevi (Aşk Çeşmesi)

Daha sonra yine Trevi Çeşmesi tarafına inip şuursuzca aynı yerleri tekrar dolandıktan sonra akşam yemeği için bulunduğumuz noktaya ters de olsa hakkında çok fazla tavsiye okuduğumuz, Porta Portese yakınlarında Piazza di Santa Maria Liberatrice 44 adresindeki Pizzeria da Remo'ya gittik. 


Pizzeria da Remo / Piazza di Santa Maria Liberatrice 44

Ancak Roma'daki tek kötü ev şarabını Pizzeria da Remo'da içtik. Elbette pizzalar güzeldi ama fiyat performans kıyaslaması yaparsak çok da tavsiye edeceğimiz bi' yer diyemeyiz.


Karnımızı da doyurduktan sonra bi' önceki gün kendimize söz verdiğimiz üzere yine Trastevere sokaklarında kaybolduk, kötü şarabın telafisini yaptık, güzelleştik... :)

4. GÜN

Jewish Ghetto Haritası

Jewish Ghetto

Farklı Şeyler Denemek İsteyenlere... - Jewish Ghetto

Sevmelere, gezmelere doyamadığımız Roma'da Yahudi Bölgesi'ni görmesek olmazdı. Biz de sabahın erken saatlerinde Pantheon'un güneyindeki Piazza Mattei'den başlayarak Isola Tiberina'ya kadar olan bölgeyi kapsayan Jewish Ghetto'yu gezmeye başladık. Bu bölgeyi gezip tatlıya doyduktan sonra Pantheon'a doğru yola koyulduk. 


Obelisco della Minerva / Piazza della Minerva

Yahudi Bölgesi'nden Pantheon'a giderken Piazza della Minerva'da altında fil heykeli olan obeliksin de (Obelisco della Minerva) görülmesi gerktiğini düşünüyoruz.

Yaptırın Bunu Yaptırın. Yağmur Yağınca Akıyodur Bunun Çatısı... 


Pantheon / Piazza della Rotonda

Pantheon / Piazza della Rotonda

Piazza della Rotonda
Veee karşımızda tüm heybetiyle Pantheon. Her gün sabah 09:00'dan akşam 19:30'a kadar açık ve ücretsiz olan (sadece pazar günleri 18:00'de kapanıyor) Pantheon'un içi de görülmeli. :) Tüm tanrıların tapınağı anlamına gelen Pantheon, Roma'nın ve dünyanın en iyi korunmuş binalarından biri. Tepesindeki occulus adı verilen açıklıktan yağmur girmediğine dair inanışlar olsa da bal gibi de giriyor. :) Halbuki versinler bizim müteahhitlerden birine, oraya açılır kapanır bi' mekanizma, ooooh mis, kapandı gitti. :)

Pantheon'u da gördükten Piazza del Popolo'ya gitmek üzere ünlü caddelerden Via del Corso'ya çıktık. Bu arada Pantheon ve Via del Corso arasında mutlaka görülmesi gereken iki meydanı da unutmayalım. Piazza di Pietra ve Piazza Colonna. Neymiiiş? Pietra ve Colonna. :)


Fontana della Dea di Roma / Piazza del Popolo

Piazza del Popolo

Piazza del Popolo

Geldiğimiz caddeden meydana çıkan bölümde sağımızda ve solumuzda iki kilise (Santa Maria in Montesanto ve Santa Maria dei Miracoli) bizi karşıladı. Tam karşımızda Basilica Parrocchiale Santa Maria del Popolo ve Leonardo da Vinci Müzesi ile sağımızda Fontana della Dea di Roma vardı. Meydanda biraz soluklanıp  karnımız acıkınca yavaştan Pastificio'ya doğru devam ettik.


Pastificio / Via dei Condotti

Scalinata di Trinità dei Monti'nin (İspanyol Merdivenleri) karşısındaki meşhur Via dei Condotti'nin paralelindeki ikinci sokak olan Via della Croce 8 adresinde yer alan Pastificio aslında taze makarna yapan ve satan şarküteri kıvamında bi' yer. Ama her gün 13:00-15:00 saatleri arasında bi' etli, bi' sebzeli olmak üzere iki farklı taze makarna çeşidi pişirip servis ederek bi' anda öğle yemeklerinin vazgeçilmez mekanı haline geliyor. Son gittiğimizde oturarak yerseniz €4, plastik kapta alıp götürürseniz €3,5 fiyatı vardı. Bi' önceki gidişimizde yanında karton bardakta ücretsiz şarap veriyorlardı. Ancak çok fazla turistik hale geldiğinden son gittiğimizde şarap yerine sadece su verdiklerini gördük. Sömürdü tabi millet... :) Ama hem lezzeti hem fiyatı ile kesinlikle tavsiye ettiğimiz bi' yer. Mutlaka deneyin (kesin bilgi olmamakla birlikte artık akşam da makarna pişirip servis yaptıklarını duyduk).

Fontana di Trevi (Aşk Çeşmesi)

Listemize bi' çizik daha attıktan sonra tadına doyulmaz Trevi Çeşmesi'ne biraz daha bakıp oradan Piazza Barberini'ye geçtik.

Böbreği Almasalar Bari... :)


Museo e Cripta dei Frati Cappuccini

Saint Francesco in meditazione - Caravaggio / Museo e Cripta dei Frati Cappuccini

Barberini Meydanı'ndan Roma'lı zenginlerin tercih ettiği Via Vittorio Veneto'ya girer girmez sağ tarafta Capuchin keşişlerine ait olduğu düşünülen dört bine yakın kemiğin sergilendiği Museo e Cripta dei Frati Cappuccini (Il Convento dei Cappuccini di Via Veneto) bulunuyor. Burası bizim epey ilgimizi çekmişti. Eskiden direkt olarak kemikleri görebiliyordunuz ama şimdi öncelikle müzeye girme mecburiyeti getirmişler. Müzeye giriş ücreti €8,50. Müze küçük ama bi' iki önemli eser var. Örneğin Caravaggio'nun "Saint Francesco in meditazione" adlı tablosu görülmeye değer. Kemiklerin olduğu kısımda fotoğraf çekmek yasak. Biz biraz çektik, çok bi' şeye benzemedi. :) Ama içerideki koku olsun, görüntü olsun, aklımıza "böbreklerimizi alırlar mı?" sorusunu getirdikten sonra kendimizi dışarı attık... :)

Oradan çıkıp Via Veneto'yu takip ederek etrafı biraz dolaştık. Meraklısı için Hard Rock Cafe Roma da burada.


Fontana del Moro / Piazza Navona

Fontana dei Quattro Fiumi / Piazza Navona

Fontana dei Quattro Fiumi / Piazza Navona

Roma'ya noktayı Piazza Navona ve civarında koymak için o bölgede deliler gibi turladıktan sonra akşam yemeği için çok turistik olmayan, tercihen 5 dilde menü hazırlamamış, fazla da pahalı olmayan bi’ yer keşfetmek niyetiyle sokakları dolaşıyorduk. Bi’ iki mekanı gözümüze kestirdik, bi’ kaç sefer önünden geçtik ve oturup kalkan tiplere baktık. Genelde İtalyanların oturduğu, garsonların pek İngilizce bilmediği Pasticceria la Deliziosa’nın yakınındaki Via del Governo Vecchio 106 adresinde yer alan Trattoria Gino e Pietro adlı mekanı bulduk. 


Trattoria Gino e Pietro / Via del Governo Vecchio 106

Trattoria Gino e Pietro'nun önündeki tahtada günün yemekleri, ayrıca normal menülerinde de her gün çıkan yemekler vardı. Birimiz o güne özel makarnalardan Penne Salmone e Tartufo (10) ile başladık. Bunlar tabi makarnayı primi piatti diye yediklerinden porsiyonları küçüktü. Diğerimiz de güzel bi’ salata söyledi (8). Çiğ mantar salataya çok yakışmıştı. Zeytinyağı ise müthiş lezzetliydi..  Bi’ de yarım litre ev şarabı aldık (6). Tabi doymayınca o günün bir diğer makarnası olan Linguine Vongole Rugheta e Pachino (10) da söyledik. Çok başarılıydı ama dediğimiz gibi porsiyonları biraz küçük. Yan masada bi’ İtalyan çift önce başlangıç aldı, sonra makarna, üstüne etli ana yemek ve en son tatlı. Milletin lokmasını saydık iki arada bi’ derede… Bu işin olayı bu. Ama biz kısıtlı para ve zamana sahiptik. Coperto da almadılar ve toplamda 34 verdikten sonra Roma’daki en pahalı yemeğimizi yediğimiz için kendi kendimizi kınadık. :)

Pasticceria la Deliziosa / Vicolo Savelli 50

Tatlıya da biraz yer bıraktık çünkü Pasticceria la Deliziosa'da bi' şeyler yiyecektik. Normalde buraya Timballo di Ricotta yemek için gitmiştik ama her şey çok güzel olunca beğendiğimizden aldık ve çıktık. Hiç de pişman olmadık. Tavsiye ediyoruz. Fiyatları da gayet normal…

Arrivederci Roma...

Saat epey geç olmuştu, uçağımız da bi' o kadar erkendi. Buna rağmen ayaklarımızın bizi götüremediği, uykusuzluğun ağzımızı burnumuzu yamulttuğu noktaya gelene kadar muhteşem aydınlatılmış Roma sokaklarının birinden çıkıp diğerine girmeye devam ettik. Bu arada Terrazza del Gianicolo ve Villa Borghese'yi de özellikle son gün sıkıştırıp gezmedik ki bi' daha gelmeye bahanemiz olsun... :)

Evet çok sevdik, hasta olduk, çıldırdık, delirdik... Ama en nihayetinde dönmemiz gerekiyordu... Kalbimizi mutlulukla, beynimizi bir sürü anıyla doldurduk ve Roma'ya veda ettik (yazımızı bitirir bitirmez yeniden gitmek için internetten bilet bakmaya başladık). :)

___________
Tatil Delileri

Yorumlar

  1. Anlatiminiz ve fotograflar insanı tekrar Roma ya çağırıyor. Anlatan dillerinize (aynı zamanda yazan parmaklarınıza ��), gören-bizle paylasan gözlerinize sağlık. Tekrar gidip, tek tek yazdığınız rotada önerdiğiniz mekanlarda deneyimlemek gerek Roma'yı. Tisikkirler ����
    Nilcan Sütcü

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkürler Nilcan. Bu yazıdan sonra tekrar gitme şansı bulduk Roma'ya. Aslında daha yazacak şeyler, güncellenecek yerler var... Sevgiler, selamlar... :)

      Sil

Yorum Gönderme

POPÜLER YAYINLAR